Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin
Önemi
-1-
Müminlere hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen
ibadetlerden biri olan namazın vakitleri de belirlenmiştir.
Namaz hangi vakitlerde farz kılınmıştır?
Kuran'da, namazın müminlere vakitleri belirlenmiş
bir ibadet olarak farz kılındığı bildirilmektedir. Ayette şöyle
buyurulur:
Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken
ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı
dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş
bir farzdır. (Nisa Suresi, 103)
Namaz vakitleri, "sabah", "öğle",
"ikindi", "akşam" ve "yatsı" olmak
üzere beş vakitten oluşmaktadır. Namaz vakitleri pek çok Kuran ayetinde
açıkça bildirilmiştir. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir:
"Şu halde onların söylediklerine
karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini
hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında
da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin." (Taha Suresi,130)
"Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha
erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin). Hamd O'nundur;
göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de."
(Rum Suresi, 17-18)
Allah (cc)'ın vahiy ve ilhamıyla Kuran'ı en iyi anlayan
ve tefsir eden Peygamber Efendimiz de (sav) beş vakit namazın gün
içindeki başlangıç ve bitiş zamanlarını müminlere tarif etmiştir.
Namaz vakitlerinin bildirildiği en çok bilinen hadis-i şeriflerden
biri İbn-i Abbas'ın bildirdiği hadis-i şeriftir:
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular
ki: "Cibril (aleyhisselam) bana, Beytullah'ın yanında, iki
kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı
kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı.
Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı.
Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra
sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci
sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde her şeyin gölgesi kendisi
kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin
iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra
yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü
ağarınca kıldı. Sonra Cibril (aleyhisselam) bana yönelip: 'Ey Muhammed
Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimüssalatu vesselam) vaktidir.
Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!' dedi."
Namazı huşu içinde kılmak ise Yüce Rabbimiz'in huzurunda
O'nun heybet ve azametini kalbimizde hissederek, O'na saygı dolu
bir korku besleyerek bu ibadeti yerine getirmektir. Namaz ibadetini
hakkıyla yerine getirmek isteyen bir mümin, huşuyu engelleyebilecek
şeylere karşı önlem almalı, namazda gereken dikkat ve konsantrasyonu
sağlamaya azami titizlik göstermelidir. Namazı dosdoğru kılmak Rabbimiz'i
anmamız, O'nu yüceltmemiz ve bütün eksikliklerden münezzeh tutarak
O'nu birlememiz için büyük bir fırsattır. Nitekim bir ayette Allah
Kendisi'ni zikretmek için namaz kılınmasını buyurmaktadır:
Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Benden başka ilah yoktur;
şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.
(Taha Suresi, 14)
Bu makale Milli Gazete'de 09 Temmuz 2005 tarihinde
yayınlanmıştır. |