Müslümanın Hayatında Namaz İbadetinin
Önemi
-1-
İman sahibi bir insan ibadetlerine gösterdiği titizlikle
kendini belli eder. Allah (cc)'ın farz kıldığı namaz, oruç, abdest
ibadetlerini yaşamı boyunca şevkle sürdürür. Allah (cc) salih Müslümanların
ibadet şevkini pek çok ayetiyle haber vermiştir. Bu ayetlerden biri
şu şekildedir:
"Ve onlar Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek
sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak
verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle
savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret
mutluluğu) onlar içindir." (Rad Suresi, 22)
Namaz, müminlere hayatları boyunca sürdürmeleri emredilen,
vakitleri belirlenmiş bir ibadettir. İnsan unutmaya ve gaflete düşmeye
müsait bir varlıktır. İradesini kullanmayıp kendini günlük olayların
akışına kaptırırsa asıl dikkatini vermesi ve aklında tutması gereken
konulardan uzaklaşır. Allah (cc)'ın her yönden kendisini sarıp kuşattığını,
her an kendisini izlediğini, işittiğini, yaptığı her şeyin hesabını
Allah (cc)'a vereceğini, ölümü, cennetin ve cehennemin varlığını,
kaderin dışında hiçbir olayın meydana gelmeyeceğini, karşılaştığı
her şeyde, her olayda bir hayır olduğunu unutur. Gaflete düşerek,
hayatının gerçek amacını aklından çıkarabilir.
Günde beş vakit kılınan namaz ise, bu unutkanlık ve
gafleti yok eder, müminin bilincini ve iradesini canlı tutar. Müminin
sürekli olarak Allah (cc)'a yönelip dönmesini sağlar ve Rabbimiz'in
emirleri doğrultusunda bir yaşam sürdürmesine yardımcı olur. Namaz
kılmak için Allah (cc)'ın huzurunda duran mümin, Rabbimiz ile güçlü
bir manevi bağ kurar. Namazın insana Allah (cc)'ı hatırlattığı ve
insanı her türlü kötülükten alıkoyduğu bir ayette şöyle bildirilmektedir:
"Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru
kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden
alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah,
yaptıklarınızı bilir." (Ankebut Suresi, 45)
Tarih boyunca peygamberler kavimlerine Allah (cc)'ın
farz kıldığı namaz ibadetini tebliğ etmişler, kendileri de hayatları
boyunca bu ibadeti en güzel ve en doğru şekilde uygulayarak tüm
müminlere örnek olmuşlardır. Bu konuyla ilgili ayetlerden bazıları
şu şekildedir:
- Hz. İbrahim için:
"Rabbim, beni namazı(mda) sürekli kıl, soyumdan
olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur." (İbrahim Suresi,
40)
- Hz. İsmail için:
"Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde
doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi. Halkına, namazı
ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan
(bir insan)dı." (Meryem Suresi, 54-55)
- Hz. Musa için:
"Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah
yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru
namaz kıl." (Taha Suresi, 14)
-Hz. İsa için:
"(İsa) Dedi ki: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum.
Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı." Nerede olursam
(olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı
ve zekatı vasiyet (emr) etti." (Meryem Suresi, 30-31)
Mümin kadınlara örnek olarak gösterilen Hz. Meryem'e
de namaz kılması emredilmiştir:
"Meryem, Rabbine gönülden
itaatte bulun, secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et."
(Al-i İmran Suresi, 43)
Bu makale Milli Gazete'de 05 Temmuz 2005 tarihinde yayınlanmıştır. |