Peygamber Efendimiz'in
Birlik, Beraberlik, Tesanüdle İlgili Sözleri
Ebu Musa'dan (şöyle
demiştir): Peygamber (S): "Mü'min ile mü'min (birbirine
karşı) duvar gibidir, birbirini sımsıkı tutarlar" buyurdu
da bunu söylerken parmaklarını birbirine geçirip sımsıkı
kilitledi.
(Sahih-i Buhari ve Tercemesi,
Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul
1987, Cilt 2 syf.569)
Ebu Musa (el-Eş'ari-R)'dan
rivayet edilmiştir: Peygamber (S) " Mü'minin mü'mine
dayanışması, parçaları birbirine bağlayıp kuvvetlendiren
bina gibidir" buyurdu.
(Sahih-i Buhari ve Tercemesi,
Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul
1987)
"Allah'a ve son
güne iman etmekte olan kimse komşusuna eza etmesin".
(Sahih-i Buhari ve Tercemesi,
Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul
1987, Cilt 13 syf.6009)
Ebu Hureyre şöyle
demiştir: Rasulullah (S) şöyle buyurdu: "Allah'a ve
son güne iman etmekte olan kimse konuklarına ikram etsin.
Yine Allah'a ve son güne iman etmekte olan her kişi
hayır söylesin yahud sussun".
(Sahih-i Buhari ve Tercemesi,
Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul
1987, Cilt 13 syf.6009)
Ebu hureyre'den
haber verdi ki, Peygamber (S) şöyle buyurmuştur: "Sizleri
zandan sakındırırm. Çünkü zanla söylenen sözler yalanı
daha çok olandır. Birbirinizin eksikliğini görmeye ve
işitmeye çalışmayınız, hususi ve mahrem hayatınızı da
araştırmayınız. Birbirinize hased etmeyiniz, birbirinize
arkanızı çevirip küsmeyiniz, birbirinize buğz ve düşmanlık
da etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, birbirinizle kardeşler
(mesabesinde) olunuz!".
(Sahih-i Buhari ve Tercemesi,
Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul
1987, Cilt 13, syf.6046)
"Kim bir işe girişmek
ister de o hususta Müslüman biri ile musavere ederse
Allah onu işlerin en doğrusunda muvaffak kılar.'
"Hasedden kaçının.
Çünkü o, ateşin odunu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları
yer tüketir."
(Ebu Davud, Edeb 52, kütüb-i
sitte, 6.cilt s. 325)
"Kim dünyada bir
müminin ayıbını örterse, kıyamet günü Allah'da onun
ayıbını örter."
(Ukbe r.a. Kütüb-i Sitte,
1.cilt, sf. 368)
"Kardeşini güler
yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su
vermen de birer maruftur."
(Tirmizi, Hz. Cabir'den rivayet
etti, Kütüb-i Sitte2. Cilt)
...Ebu Hüreyre (Radiyallahü
anh)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahü
Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Kim bir müslümandan dünya kederlerinden bir keder giderirse
Allah ondan ahiret günü kederlerinden bir keder giderecektir.
Kim de müslümanı örterse Allah onu dünya ve ahirette
örtecektir. Ve kim bir fakir borçluya kolaylık gösterirse,
Allah ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterecektir.
Kul, (din) kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah
da onun yardımcısıdır. Kim bir yola giderek onda ilim
ararsa, bu çalışması sebebi ile Allah ona Cennet’e giden
bir yolu kolaylaştıracaktır. Allah’ın evlerinden birisinde
toplanıp Kur’an okuyarak onu birbirlerine öğreten her
cemaatı melekler ziyaret eder, onların etrafından dönerler,
o toplumun üzerine iç huzuru ve rahatı iner, ilahi rahmet
onları kaplar, katında bulunan melekler yanında Allah
onları (övgü ile) anar. Ameli yüzünden geri kalan bir
kimse nesebi (nin şerefi) ile sür’at alamaz.”
(İbni Mace/ 1. cilt/ syf.389)
Peygamberimiz (sav)'in
tevekkülle ilgili sözleri
Ebû Hureyre (r.a.)
Resûlullah'ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Kuvvetli
mü'min, Allah Katında zayıf mü'minden daha hayırlı,
(daha üstün) ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her
ikisinde de hayır vardır. Sana yararlı olan şeyi elde
etmeye çalış. Allah'dan yardım dile ve asla acz gösterme.
Başına birşey gelirse, ''Eğer (keşke) şöyle yapsaydım,
şöyle olurdu!'' diye hayıflanıp durma. ''Allah'ın takdiri
bu. O, ne dilerse yapar.'' de. Çünkü "eğer (keşke)"
kelimesi, şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar."
(Müslim, Kader 34. Tercüme:
İsmail L. Çakan, Hadislerle Gerçekler, Erkam Yayınları,
İstanbul 1990, s.231)
"Birşey istediğin
zaman yalnız Allah'tan iste. Yardım dilediğin zaman
Allah'tan dile. Şunu iyi bil ki bütün yaratılmışlar
elbirliği ile sana bir menfaat bahşetmek isteseler,
Allah'ın sana yazdığından daha fazlasını bağışlayamazlar.
Yine yaratılmışların tümü elbirliği ile sana bir zarar
vermek isteseler, Allah'ın sana takdir ettiğinden fazlasını
yapamazlar."
(Tirmizi, Sünen, fi sıfati'l-Kıyame,
60)
"Ey Ebû Hureyre!
Allah'tan başka hiçbir şeye ümit bağlama. Allah'a tevekkül
eyle. Bir arzun varsa Allah Teâlâ Hazretleri'nden iste.
Allah-ü Teâlâ'nın âdet-i ilâhiyyesi (işi, kânunu) şöyledir
ki; herşeyi bir sebep altında yaratır. Bir iş için sebebine
yapışmak ve sonra Allah Teâlâ'nın yaratmasını beklemek
lâzımdır. Tevekkül de bundan ibârettir."
(Bera Ibnu'l Azib r.a. Kütüb-i
Sitte, 16. cilt, Sf. 200)
"Mümin kişinin
durumu ne kadar şaşırtıcıdır ! Zira her işi onun için
bir hayırdır. Bu durum sadece mümine hastır, başkasına
değil : Ona memnun olacağı birsey gelse şükreder, bu
ise hayırdır: bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır."
(Suheyb Ibnu Sinan r.a. kutub-ı
sıtte, 2. Cilt , Sf. 208)
Peygamber Efendimiz
(sav)'in Tevazu ile İlgili Sözleri
"Allah Teala hazretleri,
bana: Mütevazi olun, öyle ki, kimse kimseye zulmetmesin,
kimse kimseye karşı böbürlenmesin."
(Iyaz Ibnu Himar r.a.: Ebu
Davud, Edeb 48, Kütüb-i Sitte, 16. Cilt , sf. 360)
…Malik'e İbn Umer'den
şöyle haber veriyorlardı: Rasulullah (S): "Elbisesini
kibirle yerlerde sürüyen kimseye Allah (merhamet bakışı
ile) bakmaz" buyurmuştur.
(Sahih-i Buhari, Cilt 13,
syf.5846)
...Harise ibnu Vehb
el-Huzai şöyle demiştir: Ben Peygamber(S)'den işittim:
"Size cennet ehline delalet edip bildireyim: Her zaif
olan insanlar tarafından zaif görülen (mütevazı') mümindir.
O şayet Allah bir şey üzerine yemin etse, Allah muhakkak
onu yemininde gerçek çıkarırdı. Size cehennem ehlini
de bildireyim: Onlar da her katı yürekli, kibirli ve
hileci, ululuk taslayan kimselerdir." buyuruyordu.
(Sahih-i Buhari, Cilt 14,
syf.6537)
... Ebu Said(-i
Hudri) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah
(s.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir: "Kim Allah Sübhanehu
(rızası) için bir derece tevazu (alçak gönüllülük) ederse
Allah o kimseyi buna karşılık olarak bir derece yükseltir.
Kim de Allah (rızası) hilafına bir derece kibirlenirse
Allah bu kimseyi kibirlenmesine karşılık olarak bir
derece alçaltır ki, nihayet onu aşağıların en aşağısında
kılsın."
(Mace Cilt10, Syf.448)
... Iyaz bin Himar
(r.a.)’den rivayet edildiğine göre: Peygamber (s.a.v.)
onlara bir konuşma yaparak şöyle buyurmuştur:
"Allah (Azze ve Celle): Birbirinize karşı alçak
gönüllülük ediniz ki hiç kimseye üstünlük taslamasın,
diye bana vahiy etti.”
(Mace Cilt10, Syf.453)
Peygamber Efendimiz
(sav)'in İman ile İlgili Sözleri
"İman, kalben bilip
tasdik etme, dil ile söyleyip ikrar etme, beden uzuvlarıyla
da amel etmektir."
(Hz. Ali r.a. Kütüb-i Sitte,
16. Cilt , Sf. 492)
Peygamber Efendimiz
(sav)'in Kader ile İlgili Sözleri
"Bir nefse takdir
edilmiş şey mutlaka olur !"
(Hz. Cabir r.a. Kütüb-i Sitte,
16. Cilt, Sf. 499)
"Kul, hayır ve şerriyle,
tatlı ve acısıyla kadere inanmadıkça imanın halavetini
bulamaz."
(Hz. Enes r.a. Kütüb-i Sitte,
2. Cilt sf. 133)
Peygamber Efendimiz
(sav)'in Ölüm ile İlgili Sözleri
"Ölümü en çok zikreden
ve kendilerine gelmezden önce onun için en iyi hazırlığı
yapanlardır. İşte akıllılar bunlardır."
...Abdullah ibn
Umer şöyle demiştir: Bir kimse Peygamber (S)’e: Ben
alışveriş işlerinde aldatılıyorum, dedi. Peygamber de
ona: “Sen bir şey satın almak istediğin zaman: (İslam’da)
aldatma yoktur, de” buyurdu. Bundan sonra artık o zat
bu sözü söyler oldu.
(Sahih-i Buhari, Cilt 5,
syf.2225)
...Enes bin Malik
(Radiyallahü anh)’den:
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğu
rivayet edilmiştir:
“Sizin hiç biriniz kendi nefsi için arzuladığını (din)
kardeşi için de – yahut buyurdu ki komşusu için de -
istemedikçe (tam) iman etmiş olamaz."
(İbni Mace/ 1. cilt/ syf.113)
... Cerir bin Abdillah
el-Beceli (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah
(s.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir: "Kim yumuşaklıkla
muamele etmekten mahrum olursa hayırdan mahrum olur.
(Mace Cilt 9, Syf.475)
“... Abdullah bin
Amr bin el-As (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre; resulullah
(s.a.v.) şöyle buyurmuştur.
İslam dinine erdirilen, yetecek derecede rızkı verilen
ve buna kanaatkar olan kimse muhakkak felah bulmuştur.”
(Mace Cilt10, Syf.415)
... Amr bin Şüayb’in
dedesi (Abdullah bin Amr bin el-As) (r.a.)’den rivayet
edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu,
demiştir:
"Yeyiniz, içiniz, sadaka veriniz ve giyininiz,
buna israf ve kibir karışmadıkça.”
(Mace Cilt 9, Syf.385)
Peygamber Efendimiz
(sav)’in Sevgi, Merhamet ve Adalet ile İlgili Sözleri
“ Kardeşini güler
yüzle karşılaman, kendi kovandan kardeşinin kabına su
vermen de birer maruftur.”
Tirmizi, Hz. Cabir’den rivayet
etti kutub-ı sıtte, 2. Cilt
“ Mümin kişi, diğer
mümine karşı duvar gibidir, birbirlerini takviye ederler.”
(Nesai kutub-ı sıtte, 2.
Cilt , Sf. 374)
Size vermekte olduğu
nimetlerinden ötürü Allah'ı sevin, beni de Allah beni
sevdiği için seviniz.
Tirmizi; Huccetü'l İslam İmam Gazali,
İhya'u Ulum'id-din, 4. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle,
Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.594
Allah uğrunda birbirine
muhabbet eden kimseler, O’nun gölgesinden başka gölge
olmayan günde, O’unu Arş-ı Alâsının gölgesindedirler.
Kendilerine nurdan kürsüler kurulur. Onların Rableri
ile olan meclislerine, Peygamberler, sıddıklar ve şehidler
bie imrenirler.
(Hz. Muaz İbni Cebel r.a.)
Ramuz El-Hadis s.233
"Mümin kendisi
için sevdiğini kardeşi için de arzular."
Buhari ve Müslim; Huccetü'l
İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, Çeviri:
Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 152
"Hediyeleşin,
birbirinizi sevin. Birbirinize yiyecek hediye edin.
Bu, rızkınızda genişlik hasıl eder."
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme
ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları,
Ankara, s.239
"Ziyaretleşin,
hediyeleşin. Çünkü ziyaret sevgiyi perçinler, hediye
de kalpteki kötü duyguları söker atar."
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme
ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları,
Ankara, s.239
"Birbirinizi
kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize
çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı
dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin.
Allah'ın kulları kardeşler olunuz."
Buhari ve Müslim; Huccetü'l İslam
İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr.
Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 315
"Sizden önceki
toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin
beslemek kökten kazıyan şeydir. Allah'a yemin ederim
ki iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi
sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi
seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı
yayın."
Tirmizi; Huccetü'l İslam
İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr.
Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 425
Mü’minler birbirlerine
muhabbetli ve hayırlıdır, evleri ve bedenleri ayrı olsa
da. Facirler ise birbirlerini aldatıcıdırlar. Evleri
ve bedenleri toplu olsa da. Ve birbirleriyle mücadele
ederler.
(Hz. Enes r.a.) Ramuz El-Hadis
s.233
Merhamet edin, merhamet
olunasınız. Af edin, af olunasınız. Yazık, laf ebesi
olanlara. Yazık günahlarına bilerek devam edip, istiğfar
etmeyenlere.
G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz
El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 70/10
Kolaylaştırın, güçleştirmeyin.
Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin,
ihtilafa düşmeyin.
Hz. Said İbni Ebu Berde;
G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi,
İstanbul, 1997, 510/5
Allah yoluna birbirlerini
sevenler, arşın gölgesinden başka gölge olmayan o günde,
arşın gölgesindedirler. Nurdan münberler üzerinde. Onların
mekanlarına Nebiler ve Sıddıklar gıbta ederler.
(Hz. Muaz r.a.) Ramuz El-Hadis
s.233
Allah yolunda muhabbet
edenler, Arşı Alâ etrafında yakuttan kürsüler üzerinde
olurlar.
(Hz. Ebu Eyyub r.a) Ramuz El-Hadis
s.233
"Sana zulmedeni
affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap.
Aleyhine de olsa hakkı söyle."
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme
ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları,
Ankara, s. 317
"Fakirleri
seviniz ve onlara yakın olunuz. Siz onları severseniz,
Allah da sizi sever. Siz onlara yakın olursanız, Allah
da size yakın olur. Siz onları giydirirseniz, Allah
da sizi giydirir. Siz onları yedirirseniz, Allah da
sizi yedirir. Siz cömert olunuz ki, Allah Teala da size
karşı cömert olsun."
G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz
El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 17/15
"Zulümden kaçının.
Zira zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten
de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş,
onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını
helal addetmeye sevk etmiştir."
Muslim, Birr 56; Kütüb-i
Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim
Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 357
Mü’min alicenaptır
ve kerimdir (Hüsnü zannı sebebile aldanır). Facir ise
hilekardır.
(Hz. Ebu Hüreyre r.a.) Ramuz
El-Hadis s.230
Mü’min her halinde
hayır üzerindedir. Ruhu, Allah Azze ve Celleye hamd
eder olduğu halde, iki yanı arasında kabzolunur.
(Hz.İbni Abbas r.a.) Ramuz
El-Hadis s.230
Mü’min omuzları
yumuşak kimsedir (iyi geçimlidir). O din kardeşine rahatlık
verir. Münafık ise uzak durur. Ve kardeşine sıkıntı
verir. Mü’min selâm vermekte atılgandır. Münafık ise
bakar ki 0nce kendisine versinler.
(Hz. Enes r.a.) Ramuz El-Hadis
s.230
Maruf (iyilik) cennet
kapılarındandır. Ve fena ölümü defeder. İyilik ismi
gibi iyidir. Ve dünyada iyilik adamı olan ahirette de
iyilik ehli olur.
(Hz.İbni Şihab r.a.) Ramuz
El-Hadis s.236
"Ey insanlar
dikkat ediniz! Rabbiniz tektir. Arabın, Arab olmayana,
Arab olmayanın Arab'a, siyahın kırmızıya, kırmızının
siyaha, takvadan öte, hiçbir üstünlüğü yoktur. Şüphesiz
Allah Teala katında en üstününüz, Allah Teala'dan en
çok korkanınızdır."
Müsned-i Ahmed b. Hanbel,
5/411
Peygamber Efendimiz
(sav)’in Sabırla İlgili Sözleri
“...Yanımda bulunan
hayırdan (yani maldan) hiçbir şeyi sizlerden alıkoymuyorum.
Şu muhakkak ki, kim (istemeyip) iffetli kalmak isterse,
Allah onu iffetli kılar. Kim de sabretmeye çalışırsa,
Allah ona da sabır ihsan eder. Kim insanlardan müstağni
olmak isterse, Allah onu müstağni kılar. Sizlere sabırdan
daha hayırlı ve sabırdan daha geniş hiçbir atıyye asla
verilmemiştir!” buyurdu.
(Sahih-i Buhari, Cilt 14,
syf.6401)
... Sen, yakini
bir imanla, tam bir rıza ile Allah için çalışmaya muktedir
olabilirsen çalış; şayet buna muktedir olamazsan, hoşuna
gitmeyen şeyde sabırda çok hayır var. Şunu da bil ki
nusret sabırla birlikte gelir, kurtuluş da sıkıntıyla
gelir, zorlukta da kolaylık vardır, bir zorluk iki kolaylığa
asla galebe çalamayacaktır.
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı
Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt,
Akçağ Yayınları, Ankara, s. 315
Sabır imanın yarısı, yakin de imanın tamıdır. (Hz.İbni
Mes’ud r.a) Ramuz El-hadis s.217
Haya zinettir. Takva’da
keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. İbtila halinde
insanın musibetinin berteraf olmasını Allah’tan beklemek
ibadettir.
(Hz.Cabir r.a). Ramuz El-Hadis
s.204
Mümin kişinin durumu
ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır.
Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona
memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır;
bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır.
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı
Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt,
Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 208
Peygamber Efendimiz
(sav)’in Kuran ve Sünnet ile İlgili Sözleri
Hz. Peygamber (sav),
"size emrettiklerimi yerine getirin, yasaklarımı da
gücünüz yettiğince terk edin" buyurmuştur.
(Müslim, sf. 412; İbn Mace,
Mukaddime, 1)
Efendimiz (sav)
sünnetine uyulmasını emrettiği gibi, kendi ashabına
da uyulmasını emir buyurmuştur: "İçinizde benden sonra
yaşayanlar birçok ayrılıklara şahit olacaktır. Size
sünnetimi, hidayete erdirilmiş, doğru yolu bulmuş halifelerinin
sünnetini (yolunu) tavsiye ederim. Ona sımsıkı sarılın,
adeta dişlerinizle tutun, sonradan çıkacak şeylerden
sakının. Çünkü her uydurma bidat, her bidat sapıklıktır."
(Ebu Davud, Sünne, 5)
"Ümmetimin fesad
zamanında, unutulmuş sünnetlerimden birini ihya edene
yüz şehid sevabı verilir"
(İbn-i Mace)
Size iki şey bırakıyorum.
Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah'ın
Kitabı ve Resulü'nün sünneti.
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı
Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt,
Akçağ Yayınları, Ankara, s. 328
"Kim ki Kuran'ı
öne alırsa, Kuran onu cennete götürür. Kim de arkasına
bırakırsa onu da cehenneme sürer."
G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz
El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 227/9
Peygamber Efendimiz
(sav)’in Duayla İlgili Sözleri
... Bir şey isteyince
Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım
dile. Zira kullar, Allah'ın yazmadığı bir hususta sana
faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya
muktedir olamazlar. Allah'ın yazmadığı bir zararı sana
vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar.
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı
Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt,
Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 314
İcabetten emin olarak
Allah'a dua edin.
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı
Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt,
Akçağ Yayınları, Ankara, s. 327
Dua ibadetten ibarettir.
Allah buyurur ki: “Bana dua edin, Ben size icabet edeyim”
(Hz.Numan İbni Beşir r.a.)
Ramuz El-Hadis s.207
Dua, mü’minin silahıdır
ve dinin direğidir. Göklerin ve yerin nurudur.
(Hz.Ali r.a.) Ramuz El-Hadis s.207
Ebu Musa el-Eş'ari'den
şöyle tahdis etti: Peygamber (S) şu dua ile dua ederdi:………
"Ey Rabbim! Benim günahımı, bilgisizliğimi, her işimde
israfımı ve benden daha iyi bilmekte olduğun kusurlarımı
mağfiret eyle! Ya Allah! Benim hatalarımı, kasdımla
ve bilgisizliğimle işlediklerimi, şakalarımı mağfiret
eyle! Bunların hepsi bende vardır. Ya Allah! Evvelden
yaptığım, sonradan yapacağım; gizlediğim, açığa çıkardığım
bütün günahlarımı Sen mağfiret eyle! Öne geçiren ancak
Sensin, sonraya bırakan da ancak Sensin. Sen her şeye
gücü yetensin!)".
(Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim:
Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt
14 syf.6336)
" Ey kalpleri tesbit
eden Rabbimiz ! Kalplerimizi dinin üzerine tesbit et."
Peygamber Efendimiz
(sav)’in Aileyle İlgili Sözleri
“... (Abdullah)
bin Abbas (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah
(s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Sizin en hayırlı olanınız, ailesine en iyi olanınızdır.
Ben de aileme iyi olanınızım.”
(Mace, Cilt5, Syf.461)
"Allah'tan
korkun. Çocuklarınızın size itaatli olmalarını istediğiniz
gibi siz de onların aralarında adaletle davranınız."
G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz
El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 13/10
"Bir baba çocuğuna
güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz."
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı
Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt,
Akçağ Yayınları, Ankara, s.512
"Çocuklarınıza
ikram edin ve terbiyelerini güzel yapın..."
Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme
ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları,
Ankara, s.515
"En olgun imana
sahip mümin huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik,
lütufkar olanıdır."
Nesai, Tirmizi ve Hakim'in de yaklaşık
anlamda rivayetleri vardır.; Huccetü'l İslam İmam Gazali,
İhya'u Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle,
Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.105
"En hayırlınız,
hanımlarına en hayırlı olanınızdır. Ben hanımlarına
karşı sizlerin en iyisiyim."
Tirmizi; Huccetü'l İslam
İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr.
Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.10
Peygamber Efendimiz
(sav)'in Dünya Hırsından Kaçınmak ile İlgili Sözleri
... Ata Ebi Rebah
şöyle demiştir: Ben ibn Abbas’dan işittim, şöyle diyordu:
Ben Peygamber(S)’den işittim, şöyle buyuruyordu: “Adem
oğlunun iki vadi dolusu malı olsa, muhakkak bir üçüncüsünü
ister. Adem oğlunun iç boşluğunu (hırslı gönlünü) topraktan
başka bir şey dolduramaz. Allah (ihtirastan) tevbe eden
kişinin tevbesini kabul eder”.
(Sahih-i Buhari, Cilt 14,
syf.6373)
... Ben Abdullah
ibnu'z Zubeyr'den Mekke'de minber üzerinde hutbe yaparken
işittim; o şöyle diyordu: - Ey insanlar! Peygamber (S)
şöyle buyurdu: "Eğer Adem oğluna altın ile dolu bir
vadi verilseydi, o kendisine ikinci bir vadi verilmesini
arzu ederdi. Şayet kendisine ikinci bir vadi verilse,
üçüncüsünü isterdi. Adem oğlunun iç boşluğunu ancak
toprak kapatır. Allah da (hırstan) tevbe eden kimsenin
tevbesini kabul eder".
(Sahih-i Buhari, Cilt 14,
syf.6374)
“... (Abdullah)
bin Abbas (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah
(s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Sizin en hayırlı olanınız, ailesine en iyi olanınızdır.
Ben de aileme iyi olanınızım.”
(Mace, Cilt5, Syf.461)
…. Hakim ibn Hızam
şöyle demiştir: Ben Peygamber(S)’den istedim; O da bana
verdi. Sonra yine istedim, O da bana verdi sonra yine
istedim, yine verdi. Bundan sonra: “Bu mal….” Buyurdu.
……….Peygamber (S) bana: “Ya Hakim! Şüphesiz bu mal yeşildir,
tatlıdır. Her kim bu malı nefis güzelliği ile hırssız
olarak alırsa, o mal kendisi için bereketli, meymenetli
kılınır. Kim de bunu nefis düşkünlüğü ile, hırsla alırsa,
mal alan için bereketli kılınmaz. O ihtiraslı kişi yiyip
de hiç doymayan (köpek açlığı hastalığına tutulmuş)
kimse gibi olur. Yüksek el, alçak elden hayırlıdır!”
buyurdu.
(Sahih-i Buhari, Cilt 14,
syf.6376)
Peygamber Efendimiz
(sav)’in Güzel Söz Söylemekle ile İlgili Sözleri
Ebu Hureyre, Peygamber
(S)’den, “Güzel ve hoş söz sadakadır” buyurduğunu nakletmiştir.
(Sahih-i Buhari, Cilt 13,
syf.6013)
... Adiyy ibn Hatim
şöyle demiştir: Peygamber (S) ateşi zikretti de ondan
Allah’a sığındı ve yüzünü ondan çevirdi. Sonra yine
ateşi yani cehennemi zikretti, ondan sığındı ve yüzünü
döndürüp çevirdi……..
- “Sizler tek hurmanın yarısı ile, bunu da bulamayan
güzel bir sözle de olsa ateşten korununuz” buyurdu.
(Sahih-i Buhari, Cilt 13
syf.6013)
…Ebu Hureyre, Rasulullah
(S) şöyle buyururken işitmiştir: “Kul bazen içinde ne
olduğu belli olmayan (yani kötülüğünü ve ne sabit olacağını
düşünmeden) bir söz söyler de, o söz sebebiyle ateşin
içinde, güneşin doğduğu yer ile battığı yer arasında
daha uzak bir derinliğe kayıp gider!”.
(Sahih-i Buhari, Cilt 14,
syf.6405)
“... Ebu Hüreyre
(r.a.)’den rivayet edildiğine göre: Resulullah (s.a.v.)
şöyle buyurdu, demiştir:
'Birinizin oruç günü olduğu zaman sakın çirkin söz söylemesin.
Ve cehaletin gereklerinden bir şey işlemesin. Eğer bir
kimse ona karşı cahilce davransa; Ben oruçlu bir adamım,
desin.'”
(Mace Cilt4, Syf.592)
“... İbn-i Ömer
(r.a.)’dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v.)
şöyle buyurdu demiştir:
Bir (mü’min) kulun sırf Allah rızasını talep etmek için
yuttuğu bir öfke yudumundan Allah katında sevap bakımından
daha büyük bir yudum yoktur.”